Şirketiniz Gerçekten Ne Kadar Sağlıklı?
Bir şirketin finansal olarak “iyi görünmesi”, her zaman sağlıklı olduğu anlamına gelmez. Kârlılık artıyor olabilir, ciro büyüyor olabilir ya da bilanço güçlü görünebilir. Ancak finansal sağlık, yalnızca rakamların kendisiyle değil; bu rakamların sürdürülebilirliği, dayanıklılığı ve karar alma süreçlerine ne kadar netlik kattığıyla ölçülür.
CFO’lar için asıl soru şudur:
Şirketin finansal yapısı bugün olduğu kadar yarın da güçlü mü?
Bu yazıda, bir CFO’nun düzenli olarak kendine sorması gereken temel sorular üzerinden, şirketin finansal sağlığını bütüncül şekilde değerlendirebileceği bir kontrol listesi sunuyoruz.
1. Nakit Akışımız Gerçekten Sağlıklı mı?
Finansal tablolar kârlı görünse bile, nakit üretmeyen bir yapı uzun vadede sürdürülebilir değildir. Bu nedenle ilk bakılması gereken alan, faaliyetlerden yaratılan nakittir.
Aşağıdaki sorular net yanıtlar gerektirir:
Operasyonlardan düzenli nakit yaratabiliyor muyuz?
Nakit akışı ile kârlılık arasında kalıcı bir kopukluk var mı?
Nakit ihtiyacı dönemsel mi, yapısal mı?
Nakit akışı güçlü olmayan şirketler, büyüme dönemlerinde dahi kırılgan hale gelebilir.
2. Kârlılık Gerçekten Sürdürülebilir mi?
Kârlılıktaki artış her zaman sağlıklı bir tabloyu ifade etmez. Tek seferlik gelirler, muhasebe etkileri veya geçici maliyet avantajları kârlılığı olduğundan güçlü gösterebilir.
Bu noktada CFO’ların sorması gereken sorular şunlardır:
Kârlılık hangi faaliyetlerden geliyor?
Marjlar istikrarlı mı, yoksa dönemsel dalgalanmalar mı var?
Kârlılığı destekleyen operasyonel yapı sürdürülebilir mi?
Gerçek finansal sağlık, geçici değil kalıcı kârlılıkla mümkündür.
3. Borç Yapısı Kontrol Altında mı?
Borç, doğru yönetildiğinde büyümeyi hızlandırır; yanlış yönetildiğinde ise tüm yapıyı baskı altına alır.
Kontrol edilmesi gereken başlıklar:
Borç vade yapısı dengeli mi?
Faiz yükü nakit üretimini zorluyor mu?
Kısa vadeli yükümlülükler yönetilebilir seviyede mi?
Sağlıklı bir finansal yapı, borcu bir risk değil, stratejik bir araç olarak kullanabilmelidir.
4. İşletme Sermayesi Verimli Kullanılıyor mu?
Birçok şirkette finansal stresin kaynağı kârlılık değil, işletme sermayesidir.
Aşağıdaki sorular kritik öneme sahiptir:
Tahsilat süreleri kontrol altında mı?
Stok devir hızı sektör ortalamalarıyla uyumlu mu?
Tedarikçi ödeme vadeleri dengeli mi?
İşletme sermayesi yönetimi, şirketin günlük nefesini belirler.
5. Finansal Veriler Karar Almaya Hizmet Ediyor mu?
Finansal raporlar yalnızca geriye dönük bilgi sunuyorsa, yönetim için sınırlı değer üretir. Etkili bir finans fonksiyonu, geleceği öngörmeye yardımcı olmalıdır.
Bu noktada şu sorular önemlidir:
Finansal raporlar karar almayı kolaylaştırıyor mu?
Senaryo analizleri yapılıyor mu?
Yönetim, finansal verilerle aynı dili konuşabiliyor mu?
Finansal sağlık, yalnızca tablo üretmek değil; o tabloları stratejiye dönüştürebilmektir.
Sonuç: Finansal Sağlık, Rakamdan Önce Perspektif Meselesidir
Finansal sağlık; sadece bilanço kalemlerinin toplamı değil, şirketin geleceğe ne kadar hazır olduğunun göstergesidir. Doğru yapılandırılmış bir finansal çerçeve, yönetimin daha net kararlar almasını sağlar, riskleri azaltır ve büyümeyi sürdürülebilir kılar.
Akalın Finans olarak, CFO’ların ve yönetim ekiplerinin finansal fotoğrafı yalnızca görmekle kalmayıp, doğru yorumlayabilmesini sağlayan danışmanlık çözümleri sunuyoruz. Finansal sağlığı bir rapor değil, stratejik bir avantaj olarak ele alıyoruz.



